Su hayatımızı devam ettirebilmemiz için oksijenden sonra en önemli  yere sahip maddedir. Bu sebeple su kaynaklarımızı korumalı, suyumuzu iyi yönetebilmeliyiz. Türkiye, özellikle İstanbul su kaynakları hakkında ne biliyoruz ? Araştırma sonuçlarımı sizlerle paylaşmak istedim.

Türkiye Su Potansiyeli

Türkiye’de yıllık ortalama yağış yaklaşık 574 mm olup, yılda ortalama 450 milyar m3 suya tekabül etmektedir. Günümüz teknik ve ekonomik şartları çerçevesinde, çeşitli maksatlara yönelik olarak tüketilebilecek yerüstü suyu potansiyeli yılda ortalama toplam 94 milyar m3’tür, 18 milyar m3 olarak belirlenen yeraltı suyu potansiyeli ile birlikte ülkemizin tüketilebilir yerüstü ve yeraltı su potansiyeli yılda ortalama toplam 112 milyar m3 olup, 57 milyar m3’ü kullanılmaktadır.

Su fakiri miyiz su zengini miyiz ? bu sorunun cevabı için çeşitli göstergeler mevcut. Dünya genelinde kabul gören göstergelerden biri olan Falkenmerk göstergesine baktığımızda;

  • Sahip olduğumuz su potasiyeli / İçinde bulunduğumuz yılın nüfusu bize o yıl içerisindeki kişi başına düşen su miktarını verir. Kişi başına düşen su miktarı 1.700 üzerinde olduğunda stressiz, 1.000 ila 1.700 arasına düştüğünde su stresi çeken bir ülke olduğumuz daha aşağılara düştüğünde ise sırasıyla kıtlık ve kesin kıtlık çeken bir ülke olarak nitelendirilebilir.

Türkiye’de ise;

2000 yılına dek stressiz bir ülke olduğumuz ancak artan nüfusla birlikte kişi başına düşen su miktarındaki düşüşle su stresi çeken ülke konumuna geldiğimiz görülmektedir.

TÜİK nüfus projeksiyonları ve iklim değişikliği hesaba katılmayarak yani yine 112 milyar m3 potansiyel göz önüne alınarak yapılan hesaplamalarda grafikte yer verilmiştir. 2030-2040-2050 yılları için en pozitif durum tabloda gördüğünüzdür.

Evet, kişi başına düşen su potansiyeline baktığımızda bize geniş çerçevede bir veri sağlıyor. Ancak ayrıntıya girdiğimizde, Türkiye’nin her noktasının su potansiyeli ne yazık ki aynı değil. Su kıtlığı çekip çekmediğimizi bu şekilde tüm şefaflığı ile göremiyoruz. Bunun için su havzalarına bakmamız gerekiyor.

Grafiği incelediğimizde 5 havzamız için çoktan su fakiri olduğumuz, 8 havzada su azlığı çeken su potansiyeli olduğunu görüyoruz.

Türkiye’nin Mega Kenti İstanbul

İstanbul su havzaları konusunda zengin bir şehirdir. Aşağıda İstanbul’daki barajları görmekteyiz.

Verileri incelediğimizde Avrupa yakası su ihtiyacının, Asya yakasının iki katı olduğunu görmekteyiz. Bu sebeple Avrupa yakasının, Asya yakasından gelecek suya muhtaç olduğunu kesin olarak ifade edebiliriz.

Avrupa yakasındaki su ihtiyacı 2 milyon m3’ dür. Bunun 1 milyon m3’ ü Avrupa yakasındaki barajlardan sağlanmaktadır, diğer 1 milyon m3 ise Melen ve Yeşilçay regülatörleri ile Asya yakasından Avrupa yakasına  taşınmaktadır.

Asya ve Avrupa su havzalarının doluluk oranlarını incelediğimizde, Avrupa yakasındaki su havzalarının Asya yakasındakilerin epey altında kaldığını görüyoruz. Bu durumda, İstanbul su sorunun Avrupa yakasında olduğunu net olarak söyleyebiliriz.

Sonuç olarak İstanbul su havzalarının kirlenmesi, iklim değişikliği etkisi, nüfusun hızlı bir şekilde artması kaynaklı su stresi çeken bir şehir haline gelmiştir. Bu sebeple artan ihtiyaca cevap verebilmek için DSİ çalışmalar yürütmeye başlamıştır. Bunlardan biri Melen projesidir. 

Büyük Melen Projesi

Özellikle içme ve kullanma suyu günümüzde stratejik bir önem kazanmaya başlamıştır. Biryandan küresel iklimde meydana gelen değişimler ve kuraklık diğer taraftan on milyonlarca insanın yığıldığı metropol sahalarının artışı ihtiyaç duyulan suyun temininde yeni olanakların devreye alınmasını zorunlu kılmaktadır.

İstanbul geçmiş dönemlerde yağışlarının yetersizliğine bağlı olarak çok ciddi su sıkıntıları yaşamış bir metropol kent alanıdır. Bu tehdit İstanbul çevresinde mevcut Barajların yanı sıra daha uzak kesimlerden suyun taşınmasını gündeme getirmiştir. Belirtilen arayışın bir sonucu olarak Büyük İstanbul İçme Suyu projesi (yaygın kullanımıyla Melen Projesi) hayata geçirilmiştir.

 4 aşamalı olarak planlanan ve uzun vadeli bir proje niteliğinde olan Melen projesi, regülatörler, Melen barajı, isale hatları ve arıtma tesislerinden oluşmaktadır. 2014 yılı verilerine göre kayıtlı nüfusu 14.4 milyona ulaşmış olan İstanbul’un su ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak planlanan Büyük Melen projesiyle Melen çayı suyunun İstanbul’a taşınması söz konusu olmuştur.

Toplam 4 aşamadan oluşan Melen suyu projesinin 1.aşamasında, Melen regülatörü, terfi istasyonu, 189 km uzunluğundaki isale hattı ve arıtma tesisi 2012 yılında tamamlanarak Melen suyu İstanbul’a ulaştırılmıştır. Ancak suyun doğrudan regülatörden alınarak taşınması yeterli gelmediğinden Melen çayı üzerinde bir baraj inşa edilmesi zorunlu hale gelmiştir.

Projenin 2. aşamasını ise; Melen barajıyla birlikte, 153 km isale hattı, ilave terfi istasyonları ve arıtma tesisinin ikinci kademesi oluşturmaktadır. Projenin 3. ve 4. aşamalarında da yeni isale hatları, terfi istasyonları ve arıtma tesislerinin oluşturulması planlanmış bulunmaktadır.

Melen barajı; Kocaali ilçesi Ortaköy (Lahna) beldesine 5 km, Melen çayının denize döküldüğü yere ise 7 km mesafede inşa edilmektedir. Silindirle sıkıştırılmış beton baraj tipinde inşa edilen barajın temelden yüksekliği 124 m. maksimum su kotu ise 110 m olacaktır. Toplam su havzası ve su kapasitesi 694 milyon m³ olan barajın normal su seviyesi gölalanı 16.94 km² olacaktır (DSİ 2015a). İçme, kullanma ve sanayi suyu teminin yanı sıra elektrik enerjisi üretiminde de yararlanılacak olan Melen barajının 06 Mart 2014 tarihinde temeli atılmış, 2016 Aralık ayında tamamlanması planlanmıştır. Ancak proje zamanında bitirilememiştir, baraj gövdesinde de çatlaklar meydana gelmiştir.

Melen barajı için güçlendirilme ihalesi yapılmıştır. Çevre Mühendisleri Odası Su ve Atıksu Komisyonu Başkanı Selahattin Beyaz, Melen Barajı Güçlendirilme ihalesine ilişkin olarak; “Daha önce iki kez yapım ihalesi yapılan ancak tamamlanamayan Melen Baraj inşaatında üçüncü kez yapım ihalesine çıkılmıştır. Teklif değerlendirme süresinin 240 gün, yapım süresinin 1000 (bin) gün olduğu Melen Barajı Güçlendirilmesi yapım ihalesi; belirtilen sürelerde bitmesi halinde bile barajın su tutması dikkate alındığında 2025 yılından önce İstanbul’un su ihtiyacını karşılamasında çözüm olmayacak” demiştir.

Bu konuda çalışmalar umuyoruz ki hızlıca sonuca ulaştırılır. Okuduğunuz için teşekkür ederim. 😊

Bir önceki yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Telif hakları ile ilgili durum varsa veya yazının kaldırılmasını istiyorsanız info@winluhack.com’ a mail atınız.

By Gizem

Merhaba arkadaşlar Ben Gizem, endüstri mühendisiyim. Yazılarımda tecrübelerimi, bilgi birikimimi, görüşlerimi paylaşıyorum. Umarım birlikte hem öğrenir, hem eğleniriz. Yorum ve geri bildirimlerinizi bekliyorum. Okuduğunuz için teşekkürleeer :)

Bir Cevap Yazın